DERİN UYKU


Bu makale 2017-12-11 15:18:15 eklenmiş ve 241 kez görüntülenmiştir.
Emrah Gürbüz

                Unutmak, insana verilmiş bir nimettir. Kendine kendin tarafından yapılmış bir ihanetin perdesidir, unutmak. Yaşam her zaman bize gülen yüzünü göstermez. Bazen üzüntülerimize eşlik eder, bazen üzüntüsünün ta kendisi olarak karşımıza çıkar. Hayatı yaşayabilmek, yaşamı tecrübe etmeyle olur.

                İçinde bulunduğumuz zaman dilimi maskeler takmaya müsait bir demden ibarettir, maalesef. Kendin olarak kalabilme savaşını veriyoruz. Var olduğumuz günden bu yana tek amacımız aslında özümüzü bulmak. Kendimizi tanımak istiyoruz varlığımızla. Yaşamak; bir uğraş, bir mücadele, bir kendini bulmadır. Yapılan tüm eylemler, meslek edinmeler, arkadaşlıklar ve girilen ortama kendini kabul ettirme bu uğraşın birer parçalarıdır.

                Kendini karşı cinste bulmak veya karşı cinsin seni bulmasını, keşfetmesini istersin çoğu zaman. Böylece keşfedilen bir defineye verilen değer haline gelirsin ve  bu beklenti ile yaşamaya devam edersin. Bir perdenin arkasından göz ucuyla sahnedeki tiyatronu izlersin. Başrolde her zaman sen olmalısın.  Sen olmak istersin. Çünkü bu tiyatro seni anlatıyor. Tiyatroda sahte de olsa seni anlatan, sana değer veren biri olmalı.

                Maskelerle dolu, kendimiz olamadığımız, unutmayı sığınılacak bir liman olarak gördüğümüz bir derin uykudayız. Gerçeklerle yüzleşmeye gücümüzün yetmediği bir uykuya dalma misali unutmayı tercih ediyoruz. Çektiğimiz bir yürek acısını uykuya dalarak unutmayı isteriz. O acıyı saklamak, derinlere hapsetmeyi düşünürüz. Bir daha gün yüzüne çıkmaması için üzerine toprak atarız, büyük kaya parçalarıyla bastırmak isteriz.

                Beklentisi olmadığımız bir günün akşamına yakın ikindi vaktindesin. Derin uykunun bu zamana kadar bir nimet olarak sana eşlik ettiğini anlıyorsun. Gün yüzüne çıkmaya hazır eski ve acı hatıralarınla yüzleşmeye başlıyorsun. İçinde az da olsa mutluluk barındırıyor, bu hatıralar. Karanlık limanın en sığ köşesine yani küçük mutluluklarına sığınmak istiyorsun. Fakat sonra derin uyku ile olan savaşını kaybettiğini anlıyorsun.

                Kaybetmek, bazen kazanmaya gebe tecrübelerden oluşur. İradesine hakkını teslim eden ve güvenen her kaybedişte bir kazancı öğrenir. Dünyada yaşadıklarımız uyku içinde uyku misali karşımıza çıkıyor. Bazen kendimizi kaybetsek de bir keşif yaptığımızı bilmeliyiz.

 

 

E.Gürbüz

Diğer yazıları...



VAN HABER GAZETESİ
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
VAN HABERLERİ