Huzur Veren Kanaat


Bu makale 2016-03-31 10:54:33 eklenmiş ve 713 kez görüntülenmiştir.
Aylin EMİNBEYLİ

Yağmur ile karışık yağan kar sebepsiz yere irkilmeme neden olmuştu. Üşümüyordum aslında. Üzerimdeki kadife, sarı renkli paltom buna izin vermiyordu daha doğrusu. Okuldan sonra babamdan aldığım para ile gereken kitapları almak için kitapçıya doğru yavaşça yürümeye başladım. Esen rüzgârın bir yandan dağınık topladığım saçlarımı karıştırdığını hissettim. Etraftaki sessizlik içten içe beni ürpertse de yoluma devam ediyordum. Kitapçıya vardıktan sonra hemen istediğim kitapları aramaya başladım. Kitapları bulduktan sonraki ilk işim kitapların fiyatlarını ; cebimden çıkardığım para ile karşılaştırmak olmuştu. Kendi çapımda ufak bir hesaplama yaptım. Daha sonra alacağım kitapları başka bir kitapçıda daha uygun fiyata bulma düşüncesi ile kitapçıdan ayrıldım. Az ötede yine başka bir kitapçının olduğunu gördüm. İstediğim kitapları uygun fiyatına bulmak beni daha memnun etmişti. Kitapları aldıktan sonra  arta kalan az miktardaki parayı cebime koydum. Yürümeye devam ettim. Yürürken işlek bir caddeye vardığımı fark ettim. Dalgın bir şekilde yoluma devam ederken önümde ağır adımlar ile yürüyen yaşlı adamı gördüm birden. Bu soğukta ayağında doğru düzgün bir çift ayakkabısı bile olmayan adamı… Nasıl dayanabiliyor bu halde yürümeye diye düşünürken adamın yüzüne bakmak isteği doğdu içime. Ve büyük bir iki adım atarak adamın önüne geçtim. Üzerindeki yırtık elbiseleri ve yok denilecek kadar yıpranmış terlikleri ile fazla çaresiz görünüyordu. Tanıdığım biri değildi fakat nedense yakınlarıma bile duymadığım bir yakınlık hissettim yaşlı adama karşı. Daha sonra yaşlı adam büyük ve çelimsiz adımları ile tekrar önüme geçti. Yürümeye devam ederken birden duraksadı. Sabit bir şekilde bir çorbacının önünde duruyordu. Bir çorba alacak parası olamadığı barizdi. Nedense kalbimin acıdığını hissettim. Elimi cebime attım ve tekrar  kendi çapımda küçük bir hesap yaptım. Evet, bir çorba parası vardı cebimde. Hiç düşünmeden avucumdaki parayı adama uzattım. İtiraz dahi etmeden parayı kabul eden yaşlı adamın tarif edemeyeceğim bir heyecan ile çorbayıca girdiğini gördüm. Yaşlı adam, benim gittiğimi sansa bile ben çorbacının önünde beklemeye devam ettim. Çorbayı sipariş ettiği andaki mutluluğu görülmeye değerdi. Yaşlı adam, siparişi geldikten sonra ; sıcacık çorba tasının içinden çıkan duman ve çorba kokusu ile bütünleşirken ben de gitmem gerektiğini bir kez daha hatırladım. İsraf etmekten kurtardığım  para ile bugün belki de birinin bir süre aç kalmasını engellemiştim. Şimdi ise kendimi daha huzurlu hissediyordum…  

 

 

Mesut Özata Anadolu Lİsesi / 10. Sınıf

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Anket
Van'da ki basın mensupları TARAF mı?
EVET
HAYIR

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
sanalbasin.com üyesidir

Van haberleri Van Gazetesi | Van Haber | روزنامه ون
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
VAN HABERLERİ