Ayaklanma Sırası Belli ki Lazlarda


Bu makale 2016-07-03 15:26:34 eklenmiş ve 429 kez görüntülenmiştir.
Hikmetullah Yetkin

Karadenizin belirli bölgelerinde ayaklanmaların yavaş yavaş ortaya çıktığını ve bu sorunun geçmişe dayandığını belirtmektedirler. Laz sorunu tarihi bakımından sömürge altında olduklarını ve bu sömürge ile kalmayıp, dillerini iyice kullanmadıklarını belirtmektedirler.  Daha önce Kürt sorunu gündemde olurken, şimdide Laz sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu ülkede en az onlarında hakkı olduğunu hemen hemen hepimizde bilmekteyiz.

Neden Laz sorunu gündeme gelmektedir?

-Hali ile Kürt ve ermeni sorunu vardı. Bunlardan sadece Kürt sorunu çözüldü. Ermeni sorunu halen gündemde yer almaktadır. Ama hiçbir şekilde Laz sorunu gündeme gelmedi. Bizlerde kendi dilimizi, ırkımızı ve özgürlüğümüzü istiyoruz. Demek istemeleri gündeme baya yer verileceği ortada…

Lazların kökenleri nerden gelmedir?

Lazların kökenleri, geçmişten bu yana esir kaldıkları ve bu esirlerle kalmayıp, zulüm gördüklerini belirtmektedirler. Lazların tarihlerine bakıldığında MÖ 150-600 yılları arasında Doğu Trabzon ile Abhazya arasında kalan sahil ve hinterlandının tek hâkimi olacak Lazika krallığını kurarlar. Arrian, Trabzon ile Dioskuria (Sebastopolis) arasında yaşayan halkları sayarken Lazları da saymıştır:  Kolhisliler,  SaniyalılarMalahonlarHeiohlarHelonlarTsitreitler, Lazlar, ApsillerAbazglarSanigler.

456 yılında Roma İmparatoru Marcian bölgeyi ele geçirmiş ve Laz Kralı Gobazes’e (Gubaz) boyun eğdirmeyi başarmıştır. Bölgeye bizzat giden Procopius'un notları (MS 554)yazarın "Tzani(Çani)" olarak adlandırdığı Lazlar hakkında detaylı bilgi vermektedir:

"Tzaniler, kadim zamanlardan beri, herhangi bir hükümdara bağlı olmayan bağımsız bir halk olarak yaşamışlardır.

Zira bu bölge bitmek bilmeyen kışın etkisiyle, uzun süre kar altında kaldığından, ilkbaharın başlangıç dönemi son derece belirsiz ve düzensizdir. Bu nedenlerden dolayı Tzaniler eski çağlarda bağımsız bir yaşam sürmüşler, ama şimdiki imparator Justinianus’un saltanatı sırasında, General Tzittas’ın komutasındaki bir Roma ordusu tarafından bozguna uğratıldılar ve hepsi kısa sürede mücadeleden vazgeçerek boyun eğdiler. Böylece, tehlikeli bir özgürlüğün yerine, sıkıntısı daha az olan esareti tercih etmiş oldular. Ve onlar hemen Tanrıya itaat ederek, Hıristiyanlığı kabul ettiler. Böylece yaşam biçimlerini huzurlu bir yola sokmuş oldular ve daha sonra düşmana karşı sefere çıkıldığında, her zaman Romalıların yanında yer aldılar."

Bugün, nasılsa Kürt sorunu yaşanmışsa, Laz sorunu da yaşanmaktadır. Bu sorunun çözülmesi için gerek…

1935 nüfus sayımında "İslâm Azınlık Dilleri" altında 72,000 kişi Lazca konuştuğunu belirtmişti. Bu da o zamanki Türkiye'nin %0,53'ünü oluşturmaktaydı. 1975 Türkiye köy sayımında Doğu Karadeniz bölgesinde yaklaşık 90.000 kişi, Türkiye'de Laz nüfusu 1.616.412 kişi ile Türk ve Kürt nüfusundan sonra 3.sırada yer almaktadır. Neden kendi dilerini her yerde konuşamamaktadırlar. Bugün dünyaya bakıldığında sorunların çözülmesi ve bu sorunların neticeye uğramasını hemen hemen hemiz istemekteyiz. Peki, neden sorun kapalı yuva olarak görüntülenmektedir. Ülkenin bozulmamasını ve bu ülkenin tek parça olduğunu düşünmektedirler.

İnsanlar kendi dillerini konuşmadıkça mahkûm bilinirler… (Hy)

SİZDE AYAKLANIN! Demiyorum. AYAK-LA-NIN DİYİYORUM.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Anket
Van'da ki basın mensupları TARAF mı?
EVET
HAYIR

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
sanalbasin.com üyesidir

Van haberleri Van Gazetesi | Van Haber | روزنامه ون
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
VAN HABERLERİ