BİR KONUŞTU PİR KONUŞTU!
'Özay İlhan 'Van'a kastedenlere çok sert çıktı!'
BİR GÜN AK PARTİ DE BİTECEK... AMA SAADET HİÇBİR ZAMAN BİTMEYECEK!
Sayın Başkanım herkesin merakla beklediği ‘Saadet Partisi Van için soruyor’ bölümüne geçmeden önce dilerseniz biraz Saadet Partisinin geçmişine uzanalım… Bir dönem zirvedeydi bu gün neredeyse varlık ile yokluk içinde… Ne dersiniz?
Milli Görüş Hareketi; Milli Nizam, Milli Selamet, Refah Partisi, Fazilet Partisi, Saadet Partisi aşamalarını takip ederek günümüze kadar gelmiş ancak Milli Görüş Hareketi bu ülkede hiçbir zaman zirve dönemini yaşamamıştır... En yüksek oy oranını Refah partisi döneminde elde eden Milli görüş Hareketi İnşallah Saadet Partisi ile tek başına iktidara gelecek. Bugün olur, yarın olur, ama mutlaka olur. Buna inancımız tamdır. Bizler turuncu devrimlerin biteceğine inanıyoruz. Turuncu devrimler biliyorsunuz 1980 sonrasında ANAP'tı bugün ise 28 Şubat’ın ürettiği AKP’dir İkisi de tarihin çöp sepetinde yerini alacaktır. Biri yerini aldı zaten... AKP de yok olacak ama milli görüş devam edecek...
ERBAKAN, ONLARI HİÇBİR ZAMAN AFFETMEDİ!
Nedir Saadet Partisinin en büyük özelliği? Sizi bu kadar inançlı kılan şey ne?
Saadet Partisi; İnancı olan, tarihi olan, Türkiye’nin en köklü siyasal partisidir. Türkiye’de siyaset tarihinin Cumhuriyet’le başladığını düşünürsek, bir devlet partisi olarak yıllarca varlığını devam ettiren Cumhuriyet Halk Partisinin dışında hiçbir parti varlığını uzun olarak sürdürememiştir… Bunun dışında ki diğer siyasal partiler kurulmuş ve kapanmışlardır... Ancak; Milli Nizam Partisiyle başlayan, Milli Görüş Hareketi birçok kez darbelerle kapatılmış, engellenmiş, baskı altına alınmış ve bir şekilde yolu kesilerek siyaset arenasının dışına itilmiştir. Fakat hiçbir şekilde Türkiye siyasal tarihinden koparılamamış ve koparılamayacak da… Saadet Partisi; halka ve insanlığa hiçbir yanlış yapmayan tek siyasal partidir desek daha doğru bir tanımlama olmuş olur. Bakınız; O dönemde, Türkiye’de yalnızca 11 ay iktidarda kalmasına rağmen denk bütçe yapmış tek siyasal parti Saadet Partisidir (Refahyol). O dönemde 11 ayda Türkiye’nin hiçbir yerine şehit cenazesi gitmemiştir. Zalim İsrail hiçbir Filistinli kardeşimizin burnunu kanatamamıştır. Çünkü o ‘11 aylık’ iktidarda ciddi duruş sergileyen bir Necmettin Erbakan vardır. Ve dönemin İsrail Başbakanın şu sözü vardır; Refah Partisi 11 ay iktidarda kaldı hayallerimizi 10 yıl erteledik. Eğer 2 yıl iktidarda kalsaydı bütün hayallerimiz bütün umutlarımız suya düşecekti demişti… Saadet Partisinin en büyük özelliği nedir diye sormuştunuz… Bugün, Saadet Partisi ‘Büyük İsrail Devletinin’ kurulmasının önündeki en büyük engeldir. Erbakan hoca bu halka bu insanlığa Siyonizm’i anlatan tek liderdir… Bugün dünyadaki güç dengeleri üzerinde oynamalar oluyorsa bunun nedeni Siyonizm’dir. Bilirsiniz ki, Siyonizm’in beyni İsrail, kalbi Avrupa, sağ kolu Amerika, sol kolu ise Rusya’dır. Bu Erbakan hocamızın meşhur lafıdır. Ve beni inançlı kılan şey bir gün İslam Birliğinin yine Saadet Partisi eliyle kurulacağı inancıdır… Biliyorsunuz, İslam Birliği 28 Şubat’ta engellenmişti. O gün o hareket Refah partisine yapılan bir hareket değil, ümmete yapılan bir hareketti. Ne yaptılar? Erbakan hocanın en yakınındaki isimleri alıp iktidar vaadiyle parti kurdurdular Afyonkarahisar’da… Erdoğan, Gül, Arınç önderliğinde… Bugün aradan tam 14 yıl geçti. AKP gerçekleri gördü görmesine ama iş işten geçti. Erbakan hocanın 20 yıl 30 yıl önce, bugünün ülke gündemine dair söylediklerini televizyon kanallarında gündeme getirmeye çalışıyorlar... Erbakan hoca onlar için, 7 sülalenizle birlikte başınız secdeden kalkmazsa ve ölünceye kadar bu yaptıklarınızın vebalini ödeyemeyeceksiniz demişti… İnşallah yaptıkları yanlışları görür ve ümmetin faydasına işler yaparlar… Hiçbir siyasi parti hiçbir bireye düşman değiliz… Ama söylemeliyim ki dümdüz yolda güden arabamız uçuruma gidiyor ve halen diyoruz ki bu şoför ve ekibi bizi uçuruma düşmekten kurtaracak! Nasıl bir akıl anlaması imkânsız!
İSRAİL MUTLAKA YOK OLUP GİDECEKTİR!
İsrail? Nasıl bir düşman ki…
Bir müjdeyle başlamak istiyorum… Allah’ın izniyle İsrail yok olup gidecek! İsrail yok olmadan da bu coğrafyaya, bu dünyaya huzur gelmeyecek! Bakın, bugün Suriye’nin adeta içi boşaltılıyor. Suriye’nin içi boşaltılarak İsrail’e alan açılıyor… Kısacası şunu demek istiyorum, bu Ortadoğu olayları öyle bir siyasi parti ya da bir terör örgünün güdümünde gelişen olaylar değildir. Bunlar büyük oyunlardır. Ülkemizde de ister Türk deyin ister Kürt deyin bu vatanın aziz evlatları maalesef birbirine kırdırtılıyor... Kısacası İsrail kötülüğün en büyüğüdür!
Peki ne olmalı sizce...
Aslında olması gereken teröristle mücadeleyi bırakıp terörle mücadele etmektir. Terörü üreten bataklıkları kurutmaktır. Teröriste destek veren ülke içindeki yapıları yok etmektir. Bugün ülkenin her tarafında ajan dolaşıyor. Bugün Van’da bir sürü ajan dolaşıyor... Yorum sizin...
Erbakan hoca olsaydı… Yokluğunu hissediyor musunuz?
Üzülerek söylüyorum; Erbakan hocayı Siyonistler anladı, Yahudiler anladı, Batı, Amerika Rusya yani kısacası herkes çok iyi anladı ve her kelimesini takip etti. Fakat bizim milletimiz ne yazık ki tam olarak anlayamadı Çünkü batı, bizin insanımızı televizyon ekranlarında dizilerle evlilik programları ile uyuşturdu. Bugün sokaklarda bombalar patlıyor. Yüzlerce insanlar ölüyor. Evlerimize gittiğimizde gündemimiz bomboş muhabbetler... Öyle bir noktaya geldik ki sanki ölümler sıradan bir hayatın bir parçası haline geldi. Hiçbir şekilde hayatımız değişmiyor. Bize ne oluyor demiyoruz ve kendimize gelmiyoruz. Eğer Erbakan hoca hayatta olsaydı, en başta ülkemizdeki incirlik üssü vs. bu tür yerleri bertaraf ederdi. Bunlar ülkemizin içindeki en korkunç terör merkezleri.
TERÖR ÖRGÜTLERİ AYNI KAYNAKTAN BESLENİR AYNI AMACA HİZMET EDERLER...
Nereye doğru gider bu meseleler sizce…
Zaman ahir zaman… Bu bomba olayları görünen o ki artacak. Üzülerek söylemeliyim ki ülkemizi çok ciddi sıkıntılar bekliyor… Terör yuvaları terör üretmeye devam edecek çeşitli isimler altında... Sakın siz sanmayın terör örgütleri birbirinden farklıdır. Hepsi aynıdır, aynı merkezden emir alır aynı kaynaktan beslenirler... Bunlar ikiz kardeştirler. Bunların birbiriyle mücadeleleri olmaz. Terörün ortak mücadelesi yeryüzünü yakıp yıkmak, insanları birbirine kırdırtarak, ülkeyi bölmek ve parçalamaktır...
BİRİLERİNİN ARZULARINI, HEVESLERİNİ TATMİN EDECEK ORTAMLARDA SAADET PARTİSİ YER ALMAZ.
Asıl konumuza girmeden son sorumu sorayım... Güç birliği platformu? Çağrıldınız mı siz de bu platforma?
Güç birliği platformuna çağrılıp çağrılmamamızın zerre kadar önemi yok... Birilerinin arzularını, heveslerini tatmin edecek ortamlarda Saadet Partisi yer almaz. Biz Van’da Saadet Partisi olarak gündemde yerimizi gayet güzel bir şekilde alabiliyoruz zaten. Van basınının dik duruşuna teşekkür ediyorum. Varolsunlar… Söylediğimiz her söz yaptığımız her açıklama kuşkunuz olmasın ki ulaşması gereken yere ulaşıyor...
SANKİ VAN'A YENİ İKTİDAR OLUYORLARMIŞ GİBİ DAVRANMALARI ÇOCUKÇADIR!
Peki tutar mı bu platform?
İnsanlarımızın her anlamda rahat yaşayabilmelerine olanak sağlayan ortamların oluşturulması adına ilimizin temel dinamiklerinin bir araya gelerek oluşturdukları platformların her zaman fayda sağlayacağına inancımız tamdır. Bu platformlara karşı olmadığımızı yalnızca eksik olarak gördüğümüz yanlarını eleştirdiğimizi özellikle vurgulamak istiyorum. Mesela en büyük eksiklik 14 yıllık iktidar sanki Van’a yeni iktidar olmuş gibi gelip Van’da bu platformu oluşturursa işte biz bu kısmını eleştiririz. İktidarlarının ilk yıllarında bunu yapsalardı o zaman çok daha anlamlı ve çok daha inandırıcı olurdu. Ve bir önerimiz de var bu güç birliği platformu için bir büro bile kurulabilir. O zaman insanlar bireysel sorunlarını bu büroya çözüm bulmak amacıyla getirirler ve o zaman daha somut bir tablo ortaya çıkar. Sayın milletvekilinin tecrübeli olması, bakanlıktan geliyor olması Van’ın sorunlarını iyi biliyor anlamına gelmez. Mutlak surette iyi niyetlidir. Platformun fikir öncüsüdür… Fakat o vekilin Van il teşkilatına şunu demesini beklerdim; Van’ın bariz sorunları var, bunları çözelim ondan sonra bu güç birliği platformunu oluşturulalım şeklinde... Biz saadet partisi olarak bu durumları eleştirirken asla laf olsun diye eleştirmedik. Kent adına önemli işler yapılsın diye, mevcut iktidarı kamçılamak adına yaptık. Bizim derdimiz bu kentte istihdam oluşturulması, bu kentte katma değer sağlanması bu kentin artık güzel şeyler konuşan bir kent olması, insanlarımızın aklındaki soru işaretlerinin artık giderilmesidir...
GÖRÜNÜRDE 2 EŞBAŞKAN, GERÇEKTE HALKTAN KOPUK BİR YAPI VAR!
Güç birliği platformunda bazı konularda topun belediyeye atılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Belediye de işler tıkanıyorsa eğer, belediyenin üstünde bakanlık, bakanlığın da bu işleri çözme yetkisi var. Öyle çok da sıkıntı yapılacak bir konu değil bence. Elbette işleri güçleştiren, sıkıntı çıkaran bir belediye söz konusu… Biliyoruz Van’da belediye yok. Görünürde 2 eş başkan var. Ama ortada başkan yok. Halktan kopuk bir yapı var…
VAN İÇİN SORDUK, SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ...
Şimdi geldik asıl bölüme... Saadet Partisi Van için soruyor... Niçin soruyor?
Öncelikle şöyle bir başlangıç bilgisi vereyim, sorularımızı 2 etapta soracak şekilde ayarladık… 1. etap 5 hafta 2. etap 5 hafta olmak üzere toplamda 10 hafta… Bu süreç sorunlar çözülünceye kadar da devam edecek. Asıl mesele şu, toplumda bir diyalog, kentimizin sorunlarıyla alakalı da bir kamuoyu oluşturmak. Sorunları belediyeye ve iktidara iletmek ve bu insanların bu sorunların çözümüne yönelik adım atmasını sağlamak... İkinci bir hususta şu yaklaşık üç aya tekabül edecek bu çalışmamızı, yapılan ya da yapılmayan şeklinde ele alıp genel değerlendirmesini tamamladıktan sonra bu kez de Saadet Partisi olarak kendi çözüm önerilerimizi sunmak… Burada derdimiz birilerini eleştirmek falan değil, derdimiz kentin sorunlarını tespit etmek, bu tespitin akabinde iktidarın veya yerel yönetimin yaptığı yada yapmadığını, tedavi yöntemlerini değerlendirip, bu işlerin çözümünü sağlamak. 2. etap sorularımızı da bitirdikten sonra önemli bir basın toplantısıyla bu çalışmamızı şimdilik bunu neticelendireceğiz…
İŞTE VAN'IN KANAYAN YARALARI...
Şuna kadar ne sordunuz peki? Ve sorduklarınıza ne tür karşılıklar aldınız?
Vergi Terkini...
Mesela vergi terkinini sormuştuk. Yapılan tüm açıklamalar ve verilen tüm bilgiler ışında baktığımızda, vergi terkininin olmayacağı artık ayan beyan ortada, bu saatten sonra da bu konunun üstüne düşmenin artık bir anlamı yok…
TOKİ konutları...
TOKİ konutlarını sormuştuk. TOKİ konutlarıyla alakalı iktidar kurumları aracılılığıyla bir açıklama göndermişti… AFAD açıklamasında; ödemelerle ilgili kesinlikle bir indirim olmayacağını, ödemelerin aynen yapılacağı bilgisini kesin bir dille duyurmuştu... Saadet Partisi olarak bunu da artık gündemimize almayacağız. Nedeni ise şu; çözümü olmayan bir konuyu gündemimize alarak hem gündemi meşgul etmemek hem de insanlarımıza umut vererek onların umutlarını karşılıksız bırakmamak için...
Tekstil Kent...
Tekstil Kent sayın milletvekili Burhan Kayatürk’ün içine dert olmuş. Orada 2 firma vardı 5'e çıktı. Çalışan kişi sayısı da 1000'e ulaştı. İl danışma meclisi toplantısında yaptığı konuşmasında; biz HDP'nin eleştirilerine alışkınız ama bizi kardeşlerimiz eleştirdi dedi Saadet Partisini kastederek. Çünkü onlara Saadet Partisinin adını ağızlarına almamaları talimatı verilmiş. Saadet partisini ağzınıza almayın onları gündemimize taşımayalım şeklinde…
Nihat Zeybekçi'nin sözü...
Yaklaşık 1 yıl önce İstanbul Haliç Kongre merkezinde gerçekleşen Van ekonomi zirvesinde dönemin ekonomi bakanı Nihat Zeybekçi aynen şu iadeyi kullanmıştı; Tekstil kenti siz yapın içini doldurmak bizden demişti. Biz de bu söze istinaden, Van milletvekillerinin verilen bu sözü ne kadar takip ettiklerini, daha doğrusu sözden haberdar olup olmadıklarını sormuştuk. Bu da içlerine dert olmuş olacak ki; geçtiğimiz günlerde ikincisi düzenlenen Van güç birliği platformuna Kalkınma Bakanı Sayın Cevdet yılmaz davet edilmişti. En azından Sayın Cevdet Yılmaz'ın çağrılmasına vesile oldu sorumuz…
Van Büyükşehir Belediyesi...
Belediye, eski belediye binasının altındaki 51 esnafa oradan çıkın oraya kültür sanat merkezi yapacağız diyor… Ve 3 yıldır da esnafların buradan çıkmalarını bekliyoruz şeklinde bir de açıklama yapıyor. Biz de diyoruz ki İnsanların doymadığı yerde kültür sanat olmaz… Ve bir öneride bulunuyoruz kendilerine... Eski belediye binasının hemen yan tarafında inşa edilen kuyumcular çarşısı olarak bilinen iş merkezinin yüzde ellisine belediye ortak olduğuna göre o yeni iş merkezinde belediye pasajının 51 esnafına yer tahsis edilsin... Kiraları yine alınsın ama en azından mağdurluktan kurtarılsın...
Kendisi kirada otururken Hacıbekir mahallesinde kocaman bir kültür merkezi inşa eden Van Büyükşehir Belediyesinin bu mantığını da anlamakta güçlük çekiyorum doğrusu...
Mesela belediyenin bir kent ormanı projesi vardı. Kent ormanı demek Kentin içerisinde orman demek bırakın kent ormanını, deprem sonrası kamu binalarının belediyeye yeşil alan olarak devrettiği alanlar bu gün otopark olarak kullanılıyor ve resmen işgal edilmiş durumda… Bu en büyük ayıbımızdır...
Şehir Müzenin arkasındaki otoparkı sormuştuk. Onunla ilgili de adım atıldı atılacak ancak takipçisiyiz…
Çevre yolu...
Çevre yolunu sormuştuk… Biliyorsunuz güç birliği platformunda ele alınmıştı. Ve top belediyeye atılmıştı. İşlerin belediye de tıkandığı söylenmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı bu konuları çözebilecek yetkide ve belediyelerin üstündedir. Eğer belediye bu işleri engelliyorsa o zaman bakanlıklar bu işe el koyup bir an önce bu sorunu çözmelidir.
İmar/ Kentsel dönüşüm...
İmar ve kentsel dönüşümü sormuştuk. Ancak kentsel dönüşüm konusu da hiçbir şekilde gündeme alınmadı. Sanıyorum ki iktidar bu kentsel dönüşüm meselesini tamamen gündeminden çıkardı ya da tamamen unuttu. Hatırlatılmasında yarar var düşüncesiyle yeniden hatırlamış olalım.
Yıkılmayan binalar...
Yıkılmayan binaları sormuştuk AFAD’a ve Belediyeye… Ancak onunla ilgili de ciddi bir adım atılmadı. Yıkılmayan binaların bir an önce yıkılması ve kentin gündeminden çıkarılması lazım... Bu binalar tinercilere mekan oluyor. Ve bu binalar çok uzakta değil şehrin tam merkezinde!
Sağlık...
Sağlığı sormuştuk. Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliğinden cevap geldi ve denildi ki hastanelerimizde bazı alanlarda yoğun bir eksiklik var. En basitinden Gürpınar ve Saray ilçelerimizde hastanelerimiz yok
Kamu binaları
Kamu binalarını sorduk… Halen İŞKUR, Defterdarlık, İpek yolu kaymakamlığı binaları kirada... Bizim sorularımızdan sonra İpekyolu kaymakamlığının taşındığını duyduk. Eski Van Adliyesi binasına. İnşallah bu kirada olan kamu binaları sorunu da bir an önce çözülür… Ayrıca İpekyolu Hastanesi ve İhtisas hastanesinin yerlerini sorduk. Bunların TOKİ’ye devredildiği bilgisini aldık. İpekyolu hastanesinin yerini tekrar sağlığa devredilmesi anlamında taleplerinin olduğu söylendi.
Toparlayacak olursak...
Kısacası gündeme getirdiğimiz konular sayesinde birilerinin harekete geçmesini sağlayarak sorunların çözümü noktasında harekete geçirici unsur olduk... Bu soruları sormamızdaki amaç Van’daki makro düzeydeki sorunların ortadan kaldırılmasını sağmaktır. Eğer biz, çevre yolu, kamu binaları, kentsel dönüşüm, yıkılmayan binalar ve otopark sorununu çözersek bu sorunları şehrin gündeminden kaldırırsak o zaman bambaşka bir gündemimiz olur...
Şu da bilinmeli ki biz soruyu sorduk haydi Allahaısmarladık deyip gitmeyeceğiz… Her sorduğumuz sorunun takipçisi olacağız. Biz 7’den 70’e herkesin bakış açısını değerlendiriyoruz. Bu kente dair herkesin söyleyeceği güzel bir sözü vardır mutlaka! Bir sorun varsa ortada o sorun konuşulmalıdır. O sorun konuşuluyorsa muhakkak çözülecektir. Son olarak Hz. Ali derki bir sorunu çözemiyorsan o zaman onu konuş dillendir. Dillendir ki çözüm gelsin diyor. Ama az sonrası belli olmayan bir hayattayız. Kalırsak, yaşarsak, Biz de bu sözün ilmi ışında Van’ın sorunlarını dillendirmeye devam edeceğiz.