Van’da eğitimcilik yapan yazar Gülcan Gözcü, çocuk edebiyatına başlama sürecini, “Paku ve Kayıp Yıldız” kitabının hikâyesini ve çocuk okurların gelişim sürecine dair önemli mesajlarını anlattı. Van haber kültür sanat kategorisinde özel röportaj.ÇOCUK EDEBİYATINA UZANAN YOLCULUKVAN HABER – Van’da eğitimci kimliğiyle görev yapan ve çocuk edebiyatı alanında kaleme aldığı eserlerle dikkat çeken Gülcan Gözcü, yazarlık serüvenini ve çocuklara yönelik içerik üretmenin sorumluluğunu anlattı.
Çocuk edebiyatına adım atma sürecinin aslında uzun yıllara dayandığını belirten Gözcü, yazarlık ile eğitimciliğin birbirini besleyen iki alan olduğunu ifade etti.“Çocuk edebiyatına adım atma maceram çok yeni değil aslında. Yazarlığın yanında bir eğitimci de olduğum için çocuklarla ve hayal dünyaları ile uzun süreli vakitlerim oluyor. Bu sebeple onların tertemiz dünyalarına tertemiz içerikler yakışır diye düşünerek bu yola aşkla girdim” dedi.Gözcü, çocukların saf ve sınırsız hayal gücünün kendisi için en büyük ilham kaynağı olduğunu vurguladı.“PAKU VE KAYIP YILDIZ”IN ORTAYA ÇIKIŞ HİKÂYESİYazarın ilk kitabı olan Paku ve Kayıp Yıldız, hem duygusal hem de aile içi bir hikâyeye dayanıyor. Gözcü, kitabını kimi zaman “ilk göz ağrım”, kimi zaman ise “hala bebeğim” sözleriyle tanımlıyor.Kitabın isminin çocuklarının uyku oyuncağından geldiğini belirten Gözcü, her gece kurulan hayallerin zamanla bir masal kahramanına dönüştüğünü söyledi.“Paku, çocuklarımın uyku oyuncaklarından birinin ismi ve biz her gece onunla uzun uzun hayaller kuruyoruz. Hayal o ya, minik Paku’muz neden bir masal kahramanı olmasın ki dedik ve keyifle yazdım. Dilerim ki Paku’nun hayaline sağlam adımlarla ulaşma azmi tüm çocuklara model olsun” ifadelerini kullandı.Gözcü, ilk kitabının kendisi için sadece bir eser değil, aynı zamanda bir gönül bağı olduğunu dile getirdi.YAZIM SÜRECİNDE PEDAGOJİK SORUMLULUKÇocuk edebiyatının son derece hassas ve ciddiyet gerektiren bir alan olduğunun altını çizen Gözcü, yazarken ilk olarak hitap ettiği yaş grubunu dikkate aldığını söyledi.“Yazarken öncelik verdiğim şey, hitap ettiğim yaş grubunu unutmadan sağlam cümleler kurmak oluyor. Çocuk edebiyatı alanı fazlasıyla ciddiye alınması gereken bir alan. Yazılan her kelime, resmedilen her karakter çocuklara doğrudan rol model oluyor” dedi.Öncelikle pedagojik bir çerçeve oluşturduğunu belirten yazar, ardından ana temaya ve verilmek istenen mesaja odaklandığını ifade etti.“Sonrasında elbette ana temaya, verilmek istenen mesaja odaklanıyorum. Sürece uyumda masal ya da öykü kendiliğinden akıyor zaten. Böylece ortaya hem temiz içerikli hem de öğretici eserler çıkıyor” şeklinde konuştu.EN ÇOK EMEK VERİLEN AŞAMA: İÇERİK VE GÖRSEL UYUMUGözcü, eserlerinde yalnızca metin yazarlığını değil, aynı zamanda resimlemeyi de kendisinin üstlendiğini belirtti.“Zorlandığım bir kısım demeyelim de fazlasıyla emek harcadığım kısım içerik kısmı. Eserlerimin tamamında tüm resimleme de bana ait” diyen Gözcü, metin ile görsel arasındaki uyumun çocuk kitaplarında hayati önem taşıdığını vurguladı.“Eser ne kadar yumuşak tonda ve pedagojik formda yazılırsa yazılsın, görselle uyumunda hatalı mesajlar verebilir. Bu anlamda yorulduğum dönemlerim elbette oldu” dedi.Yazım sürecinde en keyif aldığı anın ise metnin görsellerle buluştuğu an olduğunu belirten Gözcü, “Masallarımın görsellerle buluştuğu o büyülü an sanırım en büyük heyecanım. Büyük bir mutluluk ve heyecan yaşıyorum” ifadelerini kullandı.ÇOCUK OKURLAR VE YETİŞKİNLER ARASINDAKİ FARKÇocuk okurlar ile yetişkin okurlar arasındaki en büyük farkın gelişim sürecinde olmaları olduğunu belirten Gözcü, özellikle okul öncesi döneme dikkat çekti.“Bizim aklımız ve beynimiz hataları ya da yanlışları gördüğünde yanlışı algılıyor ve geri dönüt verebiliyor. Ancak çocukların, özellikle de okul öncesi çağı çocuklarının beyinleri her şeyi kaydeden ve rol model alan bir bellek gibi işliyor” dedi.
Bu nedenle çocuklara ulaşan her içeriğin titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gözcü, eğitimcilere ve ebeveynlere önemli görevler düştüğünü vurguladı.“Dolayısıyla onlara ulaşan tüm içeriklere dikkat edilmeli. Bu anlamda kıymetli eğitimciler ve ebeveynlere büyük iş düşmekte. Herkes çocuğuna ulaşan tüm içerikleri önce kendi süzgecinden geçirmeli” diyerek sözlerini tamamladı. Van - Van Haber - Van Haberleri - Vanhaber - Van Gazetesi - van haberHaber; Eyşan yetkin
Çocuk edebiyatına adım atma sürecinin aslında uzun yıllara dayandığını belirten Gözcü, yazarlık ile eğitimciliğin birbirini besleyen iki alan olduğunu ifade etti.“Çocuk edebiyatına adım atma maceram çok yeni değil aslında. Yazarlığın yanında bir eğitimci de olduğum için çocuklarla ve hayal dünyaları ile uzun süreli vakitlerim oluyor. Bu sebeple onların tertemiz dünyalarına tertemiz içerikler yakışır diye düşünerek bu yola aşkla girdim” dedi.Gözcü, çocukların saf ve sınırsız hayal gücünün kendisi için en büyük ilham kaynağı olduğunu vurguladı.“PAKU VE KAYIP YILDIZ”IN ORTAYA ÇIKIŞ HİKÂYESİYazarın ilk kitabı olan Paku ve Kayıp Yıldız, hem duygusal hem de aile içi bir hikâyeye dayanıyor. Gözcü, kitabını kimi zaman “ilk göz ağrım”, kimi zaman ise “hala bebeğim” sözleriyle tanımlıyor.Kitabın isminin çocuklarının uyku oyuncağından geldiğini belirten Gözcü, her gece kurulan hayallerin zamanla bir masal kahramanına dönüştüğünü söyledi.“Paku, çocuklarımın uyku oyuncaklarından birinin ismi ve biz her gece onunla uzun uzun hayaller kuruyoruz. Hayal o ya, minik Paku’muz neden bir masal kahramanı olmasın ki dedik ve keyifle yazdım. Dilerim ki Paku’nun hayaline sağlam adımlarla ulaşma azmi tüm çocuklara model olsun” ifadelerini kullandı.Gözcü, ilk kitabının kendisi için sadece bir eser değil, aynı zamanda bir gönül bağı olduğunu dile getirdi.YAZIM SÜRECİNDE PEDAGOJİK SORUMLULUKÇocuk edebiyatının son derece hassas ve ciddiyet gerektiren bir alan olduğunun altını çizen Gözcü, yazarken ilk olarak hitap ettiği yaş grubunu dikkate aldığını söyledi.“Yazarken öncelik verdiğim şey, hitap ettiğim yaş grubunu unutmadan sağlam cümleler kurmak oluyor. Çocuk edebiyatı alanı fazlasıyla ciddiye alınması gereken bir alan. Yazılan her kelime, resmedilen her karakter çocuklara doğrudan rol model oluyor” dedi.Öncelikle pedagojik bir çerçeve oluşturduğunu belirten yazar, ardından ana temaya ve verilmek istenen mesaja odaklandığını ifade etti.“Sonrasında elbette ana temaya, verilmek istenen mesaja odaklanıyorum. Sürece uyumda masal ya da öykü kendiliğinden akıyor zaten. Böylece ortaya hem temiz içerikli hem de öğretici eserler çıkıyor” şeklinde konuştu.EN ÇOK EMEK VERİLEN AŞAMA: İÇERİK VE GÖRSEL UYUMUGözcü, eserlerinde yalnızca metin yazarlığını değil, aynı zamanda resimlemeyi de kendisinin üstlendiğini belirtti.“Zorlandığım bir kısım demeyelim de fazlasıyla emek harcadığım kısım içerik kısmı. Eserlerimin tamamında tüm resimleme de bana ait” diyen Gözcü, metin ile görsel arasındaki uyumun çocuk kitaplarında hayati önem taşıdığını vurguladı.“Eser ne kadar yumuşak tonda ve pedagojik formda yazılırsa yazılsın, görselle uyumunda hatalı mesajlar verebilir. Bu anlamda yorulduğum dönemlerim elbette oldu” dedi.Yazım sürecinde en keyif aldığı anın ise metnin görsellerle buluştuğu an olduğunu belirten Gözcü, “Masallarımın görsellerle buluştuğu o büyülü an sanırım en büyük heyecanım. Büyük bir mutluluk ve heyecan yaşıyorum” ifadelerini kullandı.ÇOCUK OKURLAR VE YETİŞKİNLER ARASINDAKİ FARKÇocuk okurlar ile yetişkin okurlar arasındaki en büyük farkın gelişim sürecinde olmaları olduğunu belirten Gözcü, özellikle okul öncesi döneme dikkat çekti.“Bizim aklımız ve beynimiz hataları ya da yanlışları gördüğünde yanlışı algılıyor ve geri dönüt verebiliyor. Ancak çocukların, özellikle de okul öncesi çağı çocuklarının beyinleri her şeyi kaydeden ve rol model alan bir bellek gibi işliyor” dedi.
Bu nedenle çocuklara ulaşan her içeriğin titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gözcü, eğitimcilere ve ebeveynlere önemli görevler düştüğünü vurguladı.“Dolayısıyla onlara ulaşan tüm içeriklere dikkat edilmeli. Bu anlamda kıymetli eğitimciler ve ebeveynlere büyük iş düşmekte. Herkes çocuğuna ulaşan tüm içerikleri önce kendi süzgecinden geçirmeli” diyerek sözlerini tamamladı. Van - Van Haber - Van Haberleri - Vanhaber - Van Gazetesi - van haberHaber; Eyşan yetkin 











