Reklam

EBRU SANATI ENGEL TANIMADI

Rehabilitasyon Merkezi Kurum Müdürü Sadık TAŞ, 3 Aralık Dünya engelliler gününe özel yaptığı etkinlikte, özel bireylerin yüzünü güldürdü.

EBRU SANATI ENGEL TANIMADI
Editör: SEVDA YETKİN
04 Aralık 2020 - 11:59 - Güncelleme: 04 Aralık 2020 - 12:17

Özel bireylerin herkes gibi olduklarını hissettirmek ve onları daha iyi motive etmek amacıyla bu bireyleri ebru sanatıyla buluşturan Rehabilitasyon Merkezi Kurum Müdürü Sadık TAŞ: "Geleneksel sanatlardan olan Ebru sanatında kişinin hayal gücü ön plandadır ve ebru sanatının rahatlatıcı, sakinleştirici bir yanı vardır.
 Ebru; renklerin birbirleriyle kucaklaşması, dans etmesidir. Ebru sanatında ne yaparsanız yapın hiçbirisi aynı değildir, tekrarı mümkün olmayan bambaşka birşeydir. Tıpkı insan gibi aslında benzeriz, benzer motiflerle sahibiz ama asla aynı değiliz.

 İşte bu nedenle 3 Aralık Dünya Engelliler gününde hem engelli bireylerimizin hayal gücünü yansıtması ve rahatlayıp dinlenmeleri için hem de bu farkındalık gününde bizimle aynı motiflere sahip olan engelli bireylerin bizden farklarının engellilik durumları olmadığı farklılıkları bütün ebru çalışmaları gibi ve biz bütün insanlar gibi farklı bir renk farklı bir cevher oldukları. Farklı bir birey olmaktan öte farklılıkları olmadığına bizden farksız bir birey olduklarına ve fiziksel ya da zihinsel engelliliklerinin onların normali olduğuna dikkat çekmek için böyle bir etkinlik gerçekleştirdik.

Her ne kadar onların engellilik durumunun kendilerinin normali olduğunu düşünmemiz gerektiğini söylesemde unutulmamalıdır ki onların bu engellilik durumları bizim normalimiz değil. Bu nedenle günlük hayatlarını kolaylaştıracak duyarlılıkla olmamız gerekmektedir. Bu durumları hayatlarını bizim gibi yaşama isteklerini yeterince kısıtlamaktadır. Bizim üzerimize düşen onları incitmeden yaşamlarının önündeki engelleri aşamalarında yardımcı olmamızdır. Bunu yapamıyorsak bile bir engelde biz olmamamız için daha dikkatli davranmamız gerekiyor.
Bunları belirtirken birazda, engelleri aşmada en büyük rolü üstlenen Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin önemine değinmek istiyorum. 

Özel Eğitim ülkemizde çok geç yaygınlaştı, hatta hakkettiği değeri halen almamaktadır. Bu durum engelli bireylere karşı olan ön yargılar, engelli bireylerin farklılaştırılması ve dışlanmasından kaynaklanmaktadır. Bu farklılaştırılma ve dışlanma durumundan dolayı bir çok ebeveyn bir eksiklikmiş bir zayıflıkmış gibi engelli çocuklarını toplum içerisine çıkarmıyor hatta evden çıkmasına izin vermeyip eve hapsediyorlardı. Malesef günümüzde bile bunu yapan aileler ve böyle düşünen bir kesim halen var. İşte bu algıdan dolayı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri toplumda deli okulu diye tanınıyordu. Hal böyle olunca mahalle baskısından kurtulmak için bir çok aile kendi çocuklarının eğitim hakkını kısıtladılar. Bu sebeple aşılabilir engellerde aşılamadı. Örneğin özel öğrenme güçlüğü olan bir birey bireyselleştirilmiş eğitimini alamayınca ve herhangi bir şey öğrenemeyip iyice toplumdan soyutlandı ve bir süre sonra deli damgası yapıştırılıp farklılaştırıldı. Eğer o birey bireysel farklılığı çerçevesinde eğitimini almış olsaydı topluma kazandırılabilirdi. Bir başka fiziksel engelli birey, deli okulu diye adlandırıldığı için Rehabilitasyon Merkezine  gönderilmediği ve fizik tedavi almadığı için aslında iyileştirilebilir olan  küçük bir fiziksel engel hareketsizlikten dolayı yarini kötürüm bir duruma bıraktı ve malesef bunun örnekleri çok çok fazladır. Bu durumlara yol açan bu olumsuz yargıyı değiştirmek hepimizin görevidir. El ELe olunca aşılamayacak engel yoktur. Asıl engel bu yanlış yargılardır, herkesi bu yanlış yargıları ortadan kaldırmak için El Ele olmaya davet ediyorum ve bir kez daha El ELe olunca aşılamayacak engel yoktur diyorum." dedi.


VAN GAZETESİ-ÖZEL
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum