Reklam

Hüsrev Koyuncu,'Van'da Hat Sanatını Usulüne Uygun Yapan Hoca Yoktu'

Cami İmamı Hüsrev Koyuncu, Hat sanatıyla ilgili merak edilen sorulara yanıt vererek Hat sanatının inceliklerini anlattı.

Hüsrev Koyuncu,'Van'da Hat Sanatını Usulüne Uygun Yapan Hoca Yoktu'
Editör: SEVDA YETKİN
02 Mart 2021 - 14:37 - Güncelleme: 02 Mart 2021 - 14:57
Reklam
Yıllardır Hat sanatına gönül vermiş ve bu sanatın doğru ve eksiksiz yapılması için uğraş vermiş olan Hüsrev Koyuncu, Hat sanatıyla buluşmasını şu şekilde anlattı; “1977 yılında medresede başladım. O zamanlar bulunduğumuz medreselerde hat sanatını usulüne uygun yapan hoca olmadığı için hat sanatını usulüne uygun yazamıyordum.

O tarihlerde günümüz gibi kitaplar kolay bulunmadığı için medreselerde okutulan kitaplardan çoğunu elle yazardım.  Zamanla İstanbul'a gidip Hattat hocalarından ders almaya başladım ve bu sanatı usulüne uygun yazmaya başlamış oldum. O günden bugüne hep yazıyorum ve öğrenciler de yetiştiriyorum. 

2007'den bu yana Van'da ders veriyorum. Birçok yerde bir takım kurslar açtım ve son olarak İpekyolu Halk Eğitim Müdürlüğü'nde kurs açtım. Şu an İpekyolu Halk Eğitim merkezinde Hüsn-i Hat dersi vermekteyim. 2018'den bu sanatı daha iyiye doğru götürelim, yanlışlarımızı da düzeltelim, bu sanatı daha ileriye yaygınlaştıralım diye kendi yetiştirmiş olduğum öğrencilerle beraber Kadim Geleneksel Sanatlar Derneğini kurduk. Bu Dernek bünyesinde geleneksel hat sanatlarını konusunda hem kendi yanlışlarımızı hem de öğrencilerin yanlışlarını düzeltme amaçlı derslerimizi vermekteyiz.”

Hat sanatının ince ve hassas bir sanat olduğunu ve geçmişi köklü bir yapıda olduğunu söyleyen Hüsrev Koyuncu kalemin, kâğıdın ve mürekkebin yıllar içindeki serüvenini anlatarak Hat sanatıyla yazılan yazıların daha uzun ömürlü olması için tüyolar verdi. Koyuncu verdiği bilgilerde şu ifadelerde bulundu;

“Tezhip sanatı, Kur'an-ı Kerim'in sure başlıkları, kenarlar ya da tablo şeklinde yazılan ayetlerin etrafının altınla süslenmesine denir. Geleneksel İslam Tezhip sanatı Hat sanatlarının içinde yer alır. Minyatür ve Ebru sanatı gibi sanatlar Geleneksel İslam Tezhip sanatı adı altında toplanır.


Vav harfi bizim için biraz daha çabuk yazılabilen yazılardan bir tanesidir. Cenabı Hakk'ın ismiyle anılan bir harftir. Aynı zamanda insanoğlunun anne rahmindeki duruşunu ifade eder. İnsanoğlunun mütevazı olduğunu ifade eder. Bizlerde her daim bir Vav gibi mütevazı olmalıyız ve din düşmanlarına, namus düşmanlarına, Vatan düşmanlarına karşı Elif gibi dimdik durmalıyız.

Yaklaşık olarak 450 yıl önce Hattat üstatlarımızdan Hafız Osman, Vav harfini bu şekilde geliştirilmiş ve yazmış. Ondan sonraki süreçlerde hattatlarda yazmaya başlamıştır. 
İlk kalemi, mürekkebi hazırlayan İmam-ı Ali'dir. Peygamber Efendimiz kim güzel bir besmele yazarsa onun için Cennet vardır buyurur. Bu buyruktan sonra İmam-ı Ali efendimiz eline Kalemi mürekkebi alarak güzel bir yazı yazmaya başlar. Kur'an-ı Kerim'i kim güzel yazar yarışı, o günden başlayıp günümüze kadar gelmiştir ve hala da devam etmektedir.
Bizde bu uğurda Üstatlarımızın bize verdiği terbiye neticesinde hem kendimizi geliştirmeye hem de öğrenci yetiştirmeye gayret ediyoruz. 

Mürekkep İs mürekkebidir. İsle Arap sankı karışımında kaynatılmış ve ondan sonra mürekkep elde edilmiştir.


El kâğıtlarını özel olarak hazırlarız. Genelde kullanılan kâğıt Asitsiz Kâğıt olduğu için bizim için de asitsiz kâğıt önemlidir. Kâğıt, bitki boyaları ile renklendirilerek kullanılır. Çay suyu, kahve suyu ve değişik bitki sularının kaynatılmasıyla elde edilir. Bunu yapmamızdaki amaç, kâğıdın beyaz rengini değiştirip göze zarar vermesini engellemektir.

Bu uygulamadan sonra buğday nişastasını suyla karıştırıp belirli bir kıvama getirip muhallebi durumuna getiriyoruz. Ondan sonra kâğıdın yüzüne bir sefer sürüyoruz ve bu sürdüğümüz muhallebi, kâğıdı koruyor. Sonrasındaysa yumurtanın akını sarısından ayırıp şapla karıştırıyoruz. Bu karışımımızı da belirli bir kıvama geldikten sonra kâğıdın yüzeyine sürüyoruz ve güneş görmeden kurumaya bırakıyoruz.


Kuruduktan sonra kâğıdımızı alıp yüzeyini bir cam veya taşla temizliyoruz. Bu şekilde kâğıdın üzerindeki pürüzler silinir ve yazıyı daha kolay yazarız. Diğer türlü yazının silinme durumu olur ve muhafaza da edilmez.”


VAN GAZETESİ- ÖZEL HABER


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum