Reklam
Reklam
BURAK CAKAR

BURAK CAKAR

Eğitimci Yazar

Türkiye-Azerbaycan Meselesi

21 Ekim 2020 - 13:35 - Güncelleme: 21 Ekim 2020 - 14:50

Dün Doğu Akdeniz’i, Batı Karadeniz’i, Libya’yı, Ege Denizindeki haklarımızı konuşuyorduk.Şimdi gündem Azerbaycan- Ermenistan arasındaki çatışma..

Bu çatışma yaklaşık 32 yıllık bir geçmişe sahip..

1994 yılına kadar süren savaşta sayıları 800.000 civarında Azeri, Ermenistan’dan ve işgal edilen bölgeden Dağlık Karabağ dışındaki Azerbaycan’a, 230.000 Ermeni ise Azerbaycan’dan Ermenistan’a ve kısmen işgal edilen Dağlık Karabağ’a göç etmişti.

Karabağ meselesinin 3 yılı SSCB zamanında yaşandı.O zamanlar Azerbaycan SSCB'ye bağlıydı,Ermenistan da.Çatışma Dağlık Karabağ Özerk Bölgesinin Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlanmasını isteyen Ermenistan,buna karşı çıkan Ermeniler arasında başladı.

SSCB dağıldıktan sonra Azerbaycan-Ermenistan arasındaki bu çatışma devam etti.Azeriler Karabağ’ı kaybetti. O günden bu güne bir çok katliam yaşandı.Hocalı, Malıbeyli ve Kuşçular Katliamı ve Maragha Katliamı gibi.Bu katliamların ardından Minsk grubu kuruldu. Bugün Ermenistan tarafından yapılan taciz atışlarının ardından çatışmalar yeniden başladı.

Minsk grubu dediğiniz ülkeler BMGK’nin 5 üyesinden 3’ü! 
Rusya,Amerika ve Fransa. Bu sizce de çok garip değil mi? Ermenistan yalnız bırakılıyor gibi bir hava var.Fakat durum hiç de öyle değil.
Azeriler de Türkiyeden satın aldığı İHA'larla Ermeni mevzilerini yerle bir ediyor.Ermenileri geri çekilmeye zorluyor.

Bu durum Türkiye ve İran'ı çok yakından ilgilendiriyor.Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin gerilmesine sebep olabilir.Diğer taraftan olaya sessiz kalan bir İran var.İran'ın bu tutumu kendi içerisinde barındırdığı İran Azerilerini rejime karşı kışkırtmak için iyi bir enstrüman olabilir.Azerbaycan davasını doğru okumak için işin bu yönünü de hesaba katmak gerekebilir.

Bu işi Trans Kafkas, petrol koridoruİpek Yolu ile ilişkili olarak farklı açılardan ele almak da mümkün.Sadece bugünü değil,yarını da düşünmek gerekir.Bu sınırlar boşu boşuna bu şekilde çizilmedi.Azerbaycanı sadece batı sınırları ile değil, kuzey ve güney sınırları, Hazar Denizi ve Trans Kafkas koridoru ile de değerlendirmek gerekir.

Karabağ sorununu sadece Azeri-Ermeni çatışması olarak görenler yanılırlar.Bu işin jeostratejik ve teostratejik boyutları da var.Şia faktörü mesela,bir kenara not edin.
Etnik açıdan sadece Kafkaslar kendi içinde ciddi fraksiyonlara ayrılmış bir topluluk, Ruslar var, Türkler, Ermeniler ve tabi Hazaralar yine farklı ve önemli bir topluluk olarak, azınlık da olsa, temsil ettiği çevreler açısından ayrı bir öneme sahip. Mesele sadece petrol değil. Kaldı ki, fosil yakıtlar artık giderek önemi azalan bir enerji kaynağı.

Daha önceden Yunanistan'ın sözcülüğünü yapan Fransa,bakalım bu sefer ne yapacak? Bakalım Minsk 3’lüsünden nasıl bir müdahale gelecek.Fransa hem AB'yi hem de İngiltere'yi temsil ediyor!
Olayın bir diğer boyutu da birileri bizi Kuzeydoğuda tutmak istiyor olabilir mi?Diğer bölgelerdeki hareketliliğimizi en aza indirmek istiyor olabilir mi?
Selam ve dua ile..