Katlanılabilecek çok az şey kalan bu dünyada iyi şeyler bulmaya çalışıyoruz her birimiz. Yaşanılabilir bir dünya yaratmak için zihnimizde sebepler üretiyoruz… Nerelerdeydi hayatlarımız nerelere geldi hiç düşündünüz mü? Bizler ne merhametli, ne dürüst, ne ahlaklı çocuklardık…
Paylaşmayı, sevmeyi bilen, komşumuzun halini hatırını soran, yardımına koşan, her güne bin iyilik sığdıran insanlara ne oldu? Ne ara bencil kabuklarımıza çekildik??? Ne ara yanıbaşımızdakinin acısından kaçar olduk, derdini anlatan dostumuzdan uzaklaşıp hasta olanı görmekten korkar olduk???
Düşündünüz mü hiç nerede kaybettik merhametimizi? Bir kadın katledilirken, küçücük bir çocuk öldürülüp gömüldüğü yerden bir poşetle çıkarılırken, bir kedi, bir köpek canice öldürülürken biz neredeydik? Susmakta olduğumuz, görmezden geldiğimiz bu kötülükler bir gün bize dokunmaz mı sanıyoruz? Allah'ın yarattığı bir CAN olarak bakamadığı masum bir kediyi tekmeleyen, bir köpeği döverek öldüren caninin bize merhamet duyacağını mı düşünüyoruz? Bize bunu düşündüren insanı üstün gören egolarımız mı peki? Onun için mi hapishanelerde yaşamalarına susuyoruz?
Hiç düşündünüz mü hangi ailede yetişti bu caniler? Bizim gibi çocuklar değil miydi onlar da? Ne yaşamış olabilirler onlara kalplerini yitirtecek? Bir çiçeği koklarken incitmeye korkan çocuklarken bizler ne zaman diri diri cehennem yaşatır olduk bunca ağaca, ormana, cana????
Milyonlarca masum can yitip giderken bir sosyal medya üzüntü gösterisi ile elimizden geleni yapmış mı olduk? Dünyada veya yanı başımızda olup biten, acılar içinde yitip giden nice masum çocuk, kadın, CAN… Peki bunların sebeplerini ne ara konuşmaya korkar olduk? Hiç birinin cevabı yok… Çünkü kalpleriyle yaşayanlar artık yok…




