Gün gelir kısacık bir nefes arar gönlün, savaştığın her zerrede…
Yüreğinde sessizlik bin asırlık mücadelede…
Zamanının duraksadığını gördüğünde ve durulma zamanın geldiğinde…
Allah’ın olmanı istediği insan olabildiğinde…
Değişir her şey…
Baharın sonu gelse de bahar hiç solmasın yüreğinde...
Azalmasın ruhun derin maviliği, yağmursuz kalsın kirpiklerin, çiçekler yeşersin sevgilerinde… Barınmasın imkansızlık yürekten dilediklerinde…
Rengarenk umutların olsun, sımsıkı tutunsun kanatların hayallerinde…
Mevsim dediğin yaşamın bir evresi sadece…
Yaz da sende kış da sende…
Her gün yeni bir umut, yeni bir macera…
Tüm savaşların içindeki iyi çocuğu kaybetmemek adına…
Her şeye ve herkese inat devirebildiğin tüm siyahları fırlat at güzel düşüncelerinle kendi dünyalarına… İyilik, güzellik yakışır yüreğine, sen ‘şen’ kalabildikçe…
Kelebeğin, çiçeğin ile var ol, değil kinle nefretle…
Sen “sen” olabildiğin sürece, kötülüğün tek tanesi dahi erişemez benliğine…
Güzelliğin rengarenk anahtarı, bardağın dolu tarafını görmekte…
İncitme tek bir kalbi, seni incitmelerine de izin verme…
Bir gün uzaklaşman gerektiğini anladığında ve eski güvenini yitirdiğinde durma sakın olduğun yerde. Bazı gidişler zorunludur kalpte…
Hassas bir kalbe sahip isen hassas düşünmeyen zihniyetlerden uzaklaş ivedilikle…
Gönlünün fırtınaları olacak hayatının her hecesinde.
Sığınabildiğin tüm limanlar değişebilir tek bir günde bile…
Hayatın seni hep güçlü kılacağını zannetme, takıldığın taşlar seni sen yapacak işte o yerde.
Kendin olabildiğin kalpte var ol ve bir gün hayatının dönüm noktası olduğunu hissettiğinde,
Tamamlanmış sandığın her şey çıktığında raylarından bir bir, inandığın o şeyden sakın vazgeçme… Kavuşacağın an yakındır…




