Reklam
Reklam
Adem Kulaberoğlu

Adem Kulaberoğlu

Yazan

Ölüm Orucu

10 Nisan 2020 - 00:00

Değerli Okur,

Kendini ‘’muhafazakar’’ şeklinde tanımlayan bir çevrede yetiştim. Oruç nedir bilirim. Fakat ölüm orucunun ne olduğunu, bu yazıyı kaleme alırken öğrendiğimi itiraf etmeliyim.

Büyüdüğüm çevreye göre daha liberal bir anlayışa sahip olduğumu düşünüyorum. Özgürlükten kastımın ne olduğunu dünkü yazımda ifade edebildiğimi zannediyorum.

İnsanın yaşamak için çırpınışına şahit olduğumuz şu zor günlerde, bir insanın ölüme yürüdüğünü duymak, yavaş yavaş kendini öldürdüğünden haberdar olmak oldukça zor bir durum.
 

***

Açlık grevi zor bir süreç..

İlk günleri oldukça zorlu geçermiş. Vücut kendini açlığa ayarlarken zorlar insanı. Kusma, baş ağrısı, baş dönmesi kendini iyice hissettirir. İlk üç günün sonunda az da olsa vücut alışmış olur.

Yirmili günlerden sonra zorluklar geri gelmeye başlar. Kilo verme hissedilir boyuttadır. Mide bulantıları artmaya başlar.

Otuzlu günlerle beraber beden zayıf düşmeye başlar. Hareketler yavaşlar ve baş dönmeleri artar.

Kırklı günler dönüm noktasıdır. Çünkü vücuttaki yağlar artık tükenmiştir. Erime artık kaslara geçmiştir.

Ellili günler artık bedensel hasarlara açıktır. Kimileri vazgeçse de artık bedensel hasar kalıcıdır.

Atmışlı günler hasar zihni etkilemeye başlar. Beslenemeyen beyin hafıza kayıplarına neden olur.

Tekrar ediyorum. Dünyalık bir ideal için dünyadan böyle acı çeke çeke vaz geçmek.

Bu süreç katlanarak devam eder..

***

Nasıl olur da bir insan bu zorlu süreci ölene kadar bilerek ve isteyerek yaşar?

Bazen yaşamak zordur. Hayatın ağırlığı, hayali olmayan insanları altında ezebilir. İdealleri yoksa, insan hayattan vazgeçebilir.

Anlaşılabilir bir durum bu. Zira ülkemizde her üç saatte bir, bir insan intihar edip hayatını sonlandırıyor.

Fakat idealleri olan insanların ölmeyi göze almasını algılayamıyorum. Davası ne olursa olsun, doğru bildiği davada kimseye zarar vermeden doğru yollarla gayret göstermek varken neden bu zulmü kendine reva görmüş anlayamıyorum.

Onunla konuşmak için 15 dakikaya sahip olmadığım için üzgünüm.

***

O zaman söyleyelim son sözü;

Ne olursan ol, sende bir anne'nın evladısın,

İdeallerin varsa yaşamayı de göze almalısın!

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum