Reklam
Reklam
Adem Kulaberoğlu

Adem Kulaberoğlu

Yazan

Sultan Ali Khan

12 Nisan 2020 - 00:00

Değerli Okur,

Bugün kumanyamızda bir başarı hikayesi var!

Başarısıyla zirvelere varıp, bütün varlığını kaybeden Sultan'ın hikayesi!

Gelecekte benzer olaylarla karşılaşacak Sultan'ların hikayesi!

Başlayalım o vakit.
 
***

Adı Sultan Ali Khan.

30’lu yaşlara daha gelmemiş Hindistanlı bir delikanlı. Günün birinde, başarılı bir güreşçi olan Alfa ile karşılaşır ve ona aşık olur.

Alfa eyalet güreş şampiyonudur. Sultanın aşkına karşılık vermez, aşkını küçümser ve ona aşkı hak etmediğini, kendinin ise saygın bir güreşçi olduğunu söyler.
 
***
 
Sultan fena şekilde aşağılanmıştır. Hayata küser. Bir süre sonra babası Sultana, saygı kazanmak için kimi zaman aşağılanmak gerektiğini hatırlatacaktır.
 
Bu hatırlatma Sultan'ı kendine getirir. Sultan aşkını kazanmak için Eyalet Güreş Şampiyonasına katılmaya karar verir.

***
 
Üç aylık disiplinli çalışma, Sultanı Eyalet Şampiyonu yapmıştır. Sultan artık madalyadan madalyaya koşmaktadır.
 
Başarıları Alfa'yı Sultana aşık eder. Sultan aşağılandığı günleri çoktan unutmuştur. Evlenirler, Alfa artık karnında Sultanın çocuğunu taşımaktadır.
 
***

Daha sonra Hindistan Güreş Şampiyonasında birinci olmuştur Sultan. Olimpiyat şampiyonasına gitmesi gerekecektir.

Hindistan şampiyonluğunun ve madalyayı kazanmanın nasıl bir duygu olduğu sorulduğunda ‘bunu madalyaya sormak lazım’ diyecek kadar kendini dev aynasında görmektedir.
 
Başarıyı hazmedemeyen Sultan Olimpiyatlarda ne yapacağı soranlara 'Sultanı, Sultandan başkası yenemez' diye cevaplar verecektir.
 
***
 
Alfa doğum yapacağı için sultanın dünya şampiyonasına gitmemesini, kendini yalnız bırakmamasını istiyordur. Sultan, Dünya Şampiyonu olarak çocuğunu kucağına alacağını şimdiden ilan eder.

Alfa Sultana kibir ile gururu karıştırmaması gerektiğini söyler. Fakat Sultan, 'ben koca bir hiçken bana sırtını çeviren sendin' diyecek ve içindeki gücün her müsabakada galip gelmesi için yeteceğini söyleyecektir.
 
Dünya şampiyonasını kendinden mahrum bırakmayacağını ifade edecek kadar kibre bürünmüştür.

***
 
Müsabakaların sonunda Sultan dünya şampiyonu olur. Alfa doğum yapmış ve bir oğulları olmuştur. Çocuk babası Sultan gibi nadir bir kan gurubuna sahiptir.

Kan ihtiyacı doğmuş fakat uygun kan bulunamamış ve çocuk hayata gözlerini yummuştur.
 
***
 
Sultan elinde Dünya Şampiyonasının Altın Madalyası ile çocuğunun ölüm haberini alır.

Alfa artık Sultan'ın yüzüne bakmayacaktır.

Sultan ise bir daha mindere çıkma cesaretini kendinde bulamayacaktır. Geriye kalan ömrünü şehirde bir kan merkezi açabilmek için harcayacaktır.

***
 
Sultan, çocuğunun ölüm haberini aldığı bu zorlu anın ona öğrettiklerini şu şekilde ifade edecektir.

"Ben o gün hayata dair üç şey öğrendim;
 
-Gerçek güreş, minderde galip gelmek için yapılan mücadele değildir. Minderde olmana rağmen çok daha başka bir dava için verdiğin savaştır.
 
-Gerçek bir güreşçi madalya kazanan değil, hayat denen zorlu oyunda kazanmasını bilendir.
 
-İnsan kendi istemediği, kendi kendini mağlup etmediği sürece hiç kimse onu mağlup etmeyi başaramaz.''
 
***

Günümüzde de ne kadar Sultan'lar var öyle değil mi?

Aile kurmak için kazanmaya başlayıp, daha çok kazanmak için ailesinden olanlar!

Kibir gibi bir yükü sırtına alıp tepelere tırmananmaya çalışanlar!

Umarım sonları, Sultanın sonu gibi olmaz!

***
 
O zaman söyleyelim son sözü;

Tırmanırken kibir gibi bir bagajın varsa eğer,
 
Düşüş daha da aşağılara oluyormuş meğer!
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum