Adem Kulaberoğlu

Adem Kulaberoğlu

Yazan
  • Instagram
  • LinkedIn

Z Kuşağı

27 Nisan 2020 - 19:05

Değerli Okur,

20 yaş altı vatandaşlar, Z Kuşağı olarak adlandırılır. Dünyanın %34’ünü, ülkemizin %32’ini Z Kuşağı oluşturmaktadır.

Ülkemizde 2000 yılından sonra doğan 25 milyon insan bulunmaktadır.

Covid19 salgınından ötürü 20 yaş altı insanımızın evlerinde kaldıkları bu zor süreçte, gençlerimizin kaygılarına hem tercüman olmak hemde kanaatlerimizi sunmak arzusu ile bu yazı kaleme alınmıştır.

***

Z Kuşağı ile ilgili yapılan araştırmalar 500 m mesafede yaşayan gençlerin bile sosyo-ekonomik farklılığına dikkat çekmektedir.

20 yaş altı gençlerin bu farklılığa rağmen dijital uçurumun ortadan kalması münasebetiyle ortak bir kültür kazanmaları da dikkate değer bir gerçekliktir.

Bu ortak kültür bir değer midir yoksa farklı değerlerin hiç edilmesi midir bu mevzu başka bir köşenin konusu olarak kalsın.

***

Sosyal medya Z kuşağını ziyadesiyle etkilemektedir. 

İnstegramdaki takipçi sayıları gençlerimizi kaygılandırmaktadır. Facebook'ta aldıkları beğeni sayıları, Z Kuşağının sosyal hareketliliğini yönlendirmektedir.

Yeterli beğeni alıp almadığı noktasına kaygılanan gençlerin gelecek için umut vermesi ne kadar beklenebilir?

***

Gençlerimizin zihninde iş lideri, fikir lideri gibi kavramların olmayışı büyük bir talihsizliktir.

Spordan ve siyasetten muhabbetlerimiz elbette beslenmelidir.

İdol olarak takip edilen liderler ise, gençlerimizi iş, fikir, düşünce, sanat ve kültür alanlarında üretim yapmaya katkı sağlar nitelikte olmalıdır.

Hayatın en dinamik sürecini ifade eden Z Kuşağının küresel bir köye dönen dünyamızda değer üretmiyor olması, kaygılı oluşunun en temel sebeplerinden biridir.

***

Z Kuşağı, kendilerine toplumun güvenmediğini düşünmekte ve bu konuyu fazlasıyla dillendirmektedir.

Toplum, gençlerin problem çözmelerine ne kadar fırsat verdiğine bakmalı, kendini gözden geçirmelidir.

Problem çözmelerine izin verilmeyen gençlerin yaratıcılıklarının beslenmesi, üretken olması ve bu üretim ile kaygılarından kurtulması beklenemez.

***

Değerli Okur,

Hindistan’da fil eğitmenleri, ayağına taktıkları incecik zincirlerle filleri istedikleri yere götürmektedir. 

Eğitmenlere bu kadar güçlü bir hayvanın neden zinciri kopartıp serbest hareket etmedikleri sorulduğunda, eğitmenlerin verdiği cevap manidardır;

"Filler daha yavru iken bu zincirler ayağına takılmaktadır. Yavruyken zincirden kurtulmaya çalışan filler başarısız olmakta ve büyümesine rağmen bir daha kurtulma teşebbüsünde bulunmamaktadır."

Z kuşağında iken ayağımıza takılan zincirler, ömür boyu kaygı ile yasamayi mecbur kılmıştır.

***

Değerli Gençler,

Covid19 münasebetiyle kaygınızın, özellikle de gelecek kaygınızın arttığının farkındayız. Bununla birlikte sizi bu kaygıdan kurtaracak yegane şeyin dolmak olduğu kanaatindeyiz.

Kitap okumak, zaman makinesine girmeye benzer. Bir kitap sizi ve ufkunuzu 100 yıl geriye götürebileceği gibi 100 yıl ileriye de götürebilir.

Geçmişe ve geleceğe okunan kitaplar vesilesiyle aşina olmak, kaygılardan kurtulmayı ve daha emin adımlarla yaşamayı sağlayacaktır.

Bilgiye ulaşma maliyetinin çok düşük olduğu ve dünyanın küresel bir köye döndüğü günümüz, dolmak için büyük bir fırsattır.

Dolduktan sonra yapmanız gereken tek şey, ayağınıza bağlanmış kaygı zincirlerini koparmak olacaktır.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum